<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
	<title>www.hakyemez.azbuz.com/dedemli/ferdi tayfur/&#351;iirleri/mp3/tarihi kaynkl&#305;k</title>
	<link>http://hakyemez.azbuz.com</link>
	<description>www.hakyemez.azbuz.com/dedemli/ferdi tayfur/&#351;iirleri/mp3/tarihi kaynkl&#305;k</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>6 Mar 2007 14:24:44 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>www.hakyemez.azbuz.com/dedemli/ferdi tayfur/&#351;iirleri/mp3/tarihi kaynkl&#305;k</title> 
  <link>http://hakyemez.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>U&#287;ur Arslan-Er Mektubu...</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004578379</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/45/78/5000000004578379.gif" align='right' border='0'> <font color="#800000"><p><br><b><font face="Arial" size="3" color="#ffffff">&nbsp;<br>Er Mektubu...</font></b></p><p></font><font face="Arial" size="3" color="#ffffff">Anne......</font></p><p><font color="#ffffff">O elinde tuttuğun zarf <br>bir ihanet anında örülmüştür <br>Ve zarfın içindeki kağıt <br>er mektubudur görülmüştür <br>Doğum günüm bu gün 3 Aralık <br>Ve şafak karanlık <br>Bu mektubu sana yazıyorum anne <br>Dün sevdiğimle ayrıldık <br>Son mektubuymuş bana yazdığı <br>Bir daha yazmayacakmış <br>Demek sevda ayrılığa bir ay dayanırmış <br>Ve asker ocağında terkedilmek de varmış <br><br>Bu mektubu sana yazıyorum anne <br>Bu gün doğum günüm 3 Aralık <br>Ve şafak karanlık <br><br>3-5 nöbetindeydim dün gece <br>Bir şarjörün boşluğunda içtim son sigaramı <br>Ve yorgan gibi üstümü örttü kar siperde <br>Sabaha karşı biraz içim geçmiş <br>Hayalin gözümün önüne geldi anne <br>Kızkardeşimi de verdiğinden beri sevdiğine <br>Bir ben bir de sen kaldın geriye <br><br>Üzülme anne üşümüyorum <br>Bekliyorum elim tetikte <br>Bekliyorum memleketi ve seni <br>Ve artık beklemiyorum beni beklemeyen sevdiğimi <br>Beklemiyorum yüreğimi ve aşkımı <br>Soğuk siperde yalnız bırakan sevgiyi <br>Ve bekliyorum anne elim tetikte <br>Eğer girerse menzile vurup öldüreceğim <br>Hem aşkı hem sevgiyi <br><br>Geçen gece karakolu bastılar <br>Kurşunlar yağmur gibi yağdı üzerimize <br>Garip gelecek belki sana ama <br>Ortalık bayram yeri gibi oldu anne <br>Biliyormusun o an hiç korkmuyorsun <br>Herkes kendini bir sipere atıyor <br>Ve gecenin karanlığında kurşun yerine <br>Işıl ışıl yıldızlar yağıyor sanki üzerimize <br>Ve ölüm bile aklımıza gelmiyor anne <br>Canlar canlar gidiyor <br>Gidiyor canlar <br>Ve kimbilir ne zaman bahar&nbsp;</font><b></p><p align="left"><font color="#ffffff">Uğur Arslan</font></b></p><font color="#ffffff">&nbsp; </font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>2 Oct 2007 13:33:41 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004578379</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>T&#220;RK&#304;YEN&#304;N EKONOM&#304;K YAPISI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006940304</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Türkiye, 1980 öncesi dönemde ithal ikamesine dayalı bir ekonomi politikası izlemiş ve iç talebin karşılanması için, öncelikle ithal edilen malların ülke içinde üretilmesi amaçlanmıştır. Yeni kurulan sanayi dalları, çok uzun sürelerle gümrük ve diğer eş etkili vergilerle korunmuştur. Ekonomide köklü dönüşümleri amaçlayan geniş kapsamlı bir İstikrar Programı ise 1980'li yılların başında hazırlanmış ve 24 Ocak 1980 tarihinde yürürlüğe konmuştur. Böylece, ithal ikameci sanayileşme stratejisi terkedilmiş, ihracata ağırlık ve öncelik veren bir sanayileşme modeli benimsenmiştir. <br><br>Gerçekleştirilen reform politikaları, merkezden yönetim yerine piyasa mekanizmalarına giderek daha fazla ağırlık verilmesi biçiminde bir felsefe değişikliğini de beraberinde getirmiştir. Sermaye piyasalarındaki yeniden yapılanma ve gelişmeler sonucunda 1981 yılında Sermaye Piyasası Kanunu yürürlüğe girmiştir. Kanun'un amacı; tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak, halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamaktır. Ertesi yıl Türk sermaye piyasasında düzenleyici ve denetleyici görevlere sahip Sermaye Piyasası Kurulu oluşturulmuştur. 3 Ocak 1986 tarihinde ise Türk ekonomisinin gelişiminde son derece önemli bir rol oynayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) faaliyete geçmiştir. Sağlanan vergi kolaylıklarının etkisiyle yatırım fonlarının hızla büyümesi ve yabancı yatırımcıların sermaye piyasalarına girişlerinin serbestleştirilmesi, İMKB'nin hızlı bir şekilde büyümesindeki etkenler arasındadır. İMKB'nda halen üç piyasa faaliyet göstermektedir. Bunlar; Hisse Senetleri Piyasası, Tahvil ve Bono Piyasası ile Uluslararası Pazar'dır.<br><br>İMKB Hisse Senetleri Piyasası'nda Ulusal Pazar, Bölgesel Pazar, Yeni Şirketler Pazarı, Gözaltı Pazarı ve Toptan satışlar Pazarı olmak üzere beş pazar bulunmaktadır. Hisse Senetleri Piyasası'nda Temmuz 1999 itibariyle toplam işlem hacmi 41.7 milyar dolara ulaşmış, günlük ortalama işlem hacmi ise 302 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Yabancı yatırımcılar, İMKB'nda işlem gören şirket sermayelerinin halka açık bölümünün %55'ini portföylerinde bulundurmaktadır.<br>İMKB'nda ayrıca yabancı borçlanma araçları ile yabancı yatırım fon ve ortaklıklarının menkul kıymetlerinin doğrudan, yabancı şirketlerin hisse senetlerinin ise depo sertifikası olarak işlem gördüğü Uluslararası Pazar bulunmaktadır.Avrasya Borsalar Federasyonu'nun (FEAS) dönem başkanı ve "Güneydoğu Avrupa İşbirliği Girişimi"nin (SECI) proje lideri olan İMKB, birçok uluslararası projenin yanı sıra bölgede ihraç edilmiş olan menkul kıymetlerin işlem görebileceği bir ortak işlem platformunun oluşturulması çalışmalarına da öncülük etmektedir.<br><br>Ekonominin dışa açılması ve ihracata dayalı sanayileşmenin sürdürülmesi amacıyla, özellikle kambiyo ve dış ticaret alanlarında da yeni düzenlemeler yapılmıştır. Türk Lirası için gerçekçi bir döviz kuru politikası izlenmesi ve döviz kurlarının piyasa güçlerince belirlenmesi yönünde politikalar geliştirilmiştir. Mayıs 1981'den itibaren, iç ve dış fiyat düzeylerindeki değişmeler ile ödemeler dengesi ve uluslararası döviz piyasalarındaki gelişmeler gözönünde tutularak, Merkez Bankası tarafından günlük olarak ayarlanan döviz kurları, 1988 Ağustos ayından sonra döviz piyasasında belirlenmeye başlanmıştır. Döviz piyasasının yanısıra, 1989 Nisan ayında Merkez Bankası tarafından altın piyasası da açılmıştır. 1984 yılından itibaren, kambiyo rejimi büyük ölçüde liberalleştirilmiştir. Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkında çıkarılan kararlar ve bunlara ilişkin tebliğlerle, döviz rejimine geniş ölçüde serbesti getirilmiş, bu suretle Türk parasının konvertibiliteye geçmesi için gerekli olan yasal çerçeve, 11 Ağustos 1989 tarihinde yürürlüğe giren "Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar" ile büyük ölçüde oluşturulmuştur. 9 Temmuz 1992 tarihinden itibaren ise Türk Lirası serbest bölgelerde "döviz" olarak kabul edilmekte ve buralardaki her türlü ödeme, döviz karşılığı Türk Lirası üzerinden yapılabilmektedir. Türkiye'de yürürlükte olan döviz rejiminin esasları ve getirdiği yenilikler ana başlıklar altında şu şekilde özetlenebilir: <br><br>Türkiye'de yerleşik kişilerin beraberlerinde döviz bulundurmaları, bankalar, yetkili müesseseler ve özel finans kurumlarından istedikleri kadar döviz satın almaları, yurt dışına döviz transfer ettirmeleri ve bankalar nezdinde döviz tevdiat hesabı açmaları serbestisi getirilmiştir. Türkiye'de yerleşik kişilerin müteahhitlik, turizm, ulaşım, bankacılık, sigortacılık gibi görünmeyen işlemler kapsamında elde ettikleri dövizlerin kullanımı, ilgililerin serbest tasarrufuna terkedilmiştir. İşletmelerin finansman ihtiyaçlarının karşılanması için, işletme kredisi olarak yurt dışından kredi temin edilmesine imkan sağlanmıştır. Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışında ticari faaliyette bulunmaları ve yatırım yapmaları için sermaye ihraç etmeleri serbest bırakılmıştır. Sadece belirli miktarları aşan sermaye ihraçları, Hazine Müsteşarlığı ya da Bakanlar Kurulu'nun iznine tabi tutulmuştur.<br><br>Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışına menkul kıymet ihraç etmeleri ve yurt dışında satmaları serbest bırakılmıştır.Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışına döviz üzerinden garanti ve kefalet vermeleri serbest hale getirilmiştir.İhracatı teşvik eden yeni politikalar sonucunda sanayiciler, daha fazla dış piyasalara yönelmeye başlamışlardır. Dış pazarlara yönelik üretim yapma, özellikle sanayide kapasite kullanımını artırmış, tesislerin ölçeklerini genişletmelerine yol açmış ve yeni yatırımlara gitmelerine sebep olmuştur. Böylece, maliyetler aşağı çekilerek, Türk ekonomisinin dünya pazarlarındaki rekabet gücü artırılmıştır.<br>İhracat ile birlikte kalite yükselmiş, ambalajlar iyileşmiş, teknoloji gelişmiş ve modern işletmecilik kuralları uygulanmaya başlanmıştır. Dış pazarlar yakından izlemeye alınmış, uluslararası finansman kuruluşlarıyla ilişkiler artırılmış, ülkeye yeni pazarlama yöntem ve teknikleri getirilmiştir.<br><br>1980 sonrasında, kamu sektörü alt yapı, konut, eğitim, haberleşme ve ulaştırma alanlarında yatırımlarını yoğunlaştırmıştır. Özel sektör ise konut, imalat, ulaştırma, tarım ve turizm sektörlerindeki yatırımlara ağırlık vermiştir.1996-2000 yılları arasında uygulanan Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde kamu hizmetlerinin daha çok eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında yoğunlaştırılması kabul edilmiştir. özelleştirme ise kamu kesimini daraltmanın ve asli görevlerine döndürmenin aracı olarak görülmüştür. Ayrıca özel sektör faaliyetlerinin desteklenmesi ve piyasalara müdahalenin sınırlı tutulması hedeflenmiştir.  
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>1 Mar 2008 09:28:54 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006940304</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>ORHUN AB&#304;DELER&#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006939851</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/69/39/5000000006939851.gif" align='right' border='0'> <p><img src="http://www.dilimiz.com/resimler/dilresil/orhon1.jpg" ></p><p>Orhun Yazıtları, Göktürk İmparatorluğu'nun ünlü hükümdarı Bilge Kağan devrinden kalma altı adet yazılı dikilitaştır. Moğolistan'ın kuzeyinde, Baykal gölününü güneyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta, Tola Irmağı'nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir. Bilge Tonyukuk yazıtlarının, (Orhun Irmağı civarında olmamasına rağmen), Orhun yazıtlarıyla birlikte düşünülmesi, anılması Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ile aynı döneme ait olması ve aynı konuları içermesindendir. Yazıtlar Türk dili, tarihi, edebiyatı, sanatı, töresi hakkında önemli bilgiler vermektedirler. Türk ve Türkçe adı, ilk kez Doğu Göktürkler dönemine ait bu yazıtlarda geçmektedir. </p><p align="justify"><font face="Times New Roman">Yazıtların üçü çok önemlidir. İki taştan oluşan Tonyukuk 716, Köl Tigin (Kültigin) 732, Bilge Kağan 735 yılında dikilmiştir. Köl Tigin yazıtı, Bilge Kağan'ın ağzından yazılmıştır. Kültigin, Bilge Kağan'ın kardeşi, buyrukçu ihtiyar Tonyukuk ise veziridir. Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur. </font></p><p align="justify"><font face="Times New Roman">Orhun Abideleri'ni ilk kez 1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev bulmuştur. 1890'da bir Fin heyeti, 1891'de de bir Rus heyeti burada incelemelerde bulunmuştur. Bu heyetler yazıları çözememişlerdir. Fakat 1893 yılında Danimarkalı bilgin Vilhelm Thomsen, 38 harfli alfabeyi çözerek yazıtları okumayı başarmıştır. Alfabenin dördü sesli, dördü sessiz harften oluşur. Yazıda harfler birbirine birleştirilmez, kelimeler de birbirlerinden iki nokta üstüste konularak ayrılır. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya yazılır. Orhun abidelerinde yazılar yukarıdan aşağıya yazılmış ve sağdan sola doğru istiflenmiştir.&nbsp; </font></p><p align="justify"><font face="Times New Roman"><b>Kültigin Anıtı:</b> <img src="http://www.dilimiz.com/resimler/dilresil/kultigin.jpg" ></font></p><p align="justify"><font face="Times New Roman">3,35 metre yükseklikte, kireçtaşından yapılmış ve dört cephelidir. Doğu-batı cephelerinin genişliği aşağıda 132, yukarıda 122 santimetredir. Kuzey-güney cepheleri de aşağıda 46, yukarıda 44 santimetredir. Üst kısım kemer şeklinde ve yukarıda beş kenarlı olarak bitmektedir. Anıttaki satırların uzunluğu 235 santimetredir. Yazıtın doğu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13'er satır Göktürk harfli Türkçe metin vardır. Batı yüzünde ise, devrin Tang İmparatoru'nun Köl Tigin'in ölümü dolayısıyla gönderdiği Çince mesajına yer verilmiştir. Batı yüzde Çince yazılar dışında yazıta sonradan eklenmiş Göktürk harfli iki satır bulunmaktadır. Yazıtın kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe metinler mevcuttur. Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan'ın ağzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir. Yazıtın doğu, kuzey ve güney yüzlerinin yazıcısı, Yollug Tigin, batı yüzünün yazıcısı ise, Tang İmparatoru Hiuan Tsong'ın yeğeni Çang Sengün'dür. Köl Tigin yazıtının doğu yüzünde, bütün Türk boylarının ortak damgası olduğu sanılan dağ keçisi damgasına; doğuya ve batıya bakan "tepelik" kısımlarında ise, kurttan süt emen çocuk tasvirlerine yer verilmiştir. Yazıt, geçen yaklaşık 1300 yıllık süreç içinde önemli ölçüde tahrip olmuştur. Zira yazıtın doğu ile kuzey yüzlerini birleştiren kısım yıldırım düşmesi sonucunda parçalanmıştır. Orijinalinde kaplumbağa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin de parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine oturtulmuştur. </font></p><p align="justify"><font face="Times New Roman"><b>Bilge Kağan Anıtı:</b> <img src="http://www.dilimiz.com/resimler/dilresil/orhunktes.jpg" ></font></p><p align="justify" style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px"><font face="Times New Roman">Kültigin Anıtının bir kilometre uzağındadır. 734 yılında ölen Bilge Kağan adına oğlu Tenri Kağan tarafından yaptırılan bu anıt 735 yılında dikilmiştir. Yazıtta Bilge Kağan'ın ağzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmakta ve Kültigin'in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmektedir. Ayrıca kağanın konuşmasından başka yeğeni Yuluğ Tigin'in kayıtları da yer almaktadır. Yaklaşık 3,75 metre yüksekliğinde olan yazıt, dört cephelidir. Yazıtın doğu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde 15'er satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Batı yüzünde ise, (Köl Tigin yazıtında olduğu gibi), Çince bir metne yer verilmiştir. Batı yüzün tepelik kısmının ortalarına da Göktürk harfli Türkçe manzum metin yazılmıştır. Yazıtın güneydoğu, güneybatı ve batı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe küçük metinler bulunmaktadır. Yazıtta olayları nakleden, öğütler veren Bilge Kağan'dır. Yazıta Köl Tigin'in ölümünden sonraki olaylar da ilave edilmiştir. </font></p><p align="justify" style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px">&nbsp;</p><p align="justify" style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px"><font face="Times New Roman" color="#1e1e1e">Kül Tigin'in eşine ait mermer gövde</font></p><p align="justify"><font face="Times New Roman"><b>Tonyukuk Anıtı:</b> </font><p align="justify"><font face="Times New Roman">Tonyukuk anıtı dört cepheli iki dikilitaş halindedir. Yazılar, diğer taşlara göre daha silik durumdadır. Tonyukuk, Bilge Kağan'ın babası İlteriş Kağan'ın amcası Kapgan Kağan'ın ve Bilge Kağan'ın baş bilicisi yani başveziri idi. Bu anıtı ihtiyarlık devrinde kendisi diktirmiştir ve yazılar da kendisine aittir. Taşlarda Göktürklerin Çin esaretinden nasıl kurtulduğu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldığı ve Tonyukuk'un neler yaptığı anlatılır. Birinci yazıt, 243 cm; ikinci yazıt ise, 217 cm yüksekliğindedir. Birinci yazıtta 35, ikinci yazıtta 27 satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır.</font></p><p align="justify"><font face="Times New Roman"></font>&nbsp;</p><p align="justify"><font face="Times New Roman"></font>&nbsp;</p><p align="center"><font face="Times New Roman"><i><b>"Türk, Oğuz beyleri, kavmi, işitin yukarıda gök basmasa, asağıda yer<br>delinmese Türk milleti ülkeni, töreni kim bozar?"</b></i></font></p></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>1 Mar 2008 09:17:46 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006939851</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>NEVRUZ</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005755205</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/57/55/5000000005755205.gif" align='right' border='0'> <p><p style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: -26.65pt; mso-height-rule: exactly"><a href="" target="_blank" class="pageLinks"><b><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'"><font face="Times New Roman">Nevruz Kutlamaları İle İlgili Adetler</font></span></b></a><font face="Times New Roman"><b><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'"> </span></b><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="DISPLAY: none; FONT-SIZE: 14pt; mso-hide: all"><font face="Times New Roman">&nbsp;</font></span></p><p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><font face="Times New Roman">&nbsp;</font></span></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çeşitli adlarla ve yaygın olarak Nevruz adıyla kutlanan bu bahar bayramıyla ilgili olarak Türk topluluklarında çeşitli gelenekler meydana gelmiştir. Orta Asya'dan, Balkan Türkleri'ne ve hatta Amerika'daki Kızılderililerin yaşatılan âdetlerinde bu gelenekleri ve törenleri tespit edebiliyoruz. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kırgız Türkleri'nde Nevruz gününün, Mart ayında olduğu ve yeni yılın ilk günü anlamına geldiği ifade edilir. Bu günde "Nouruz Köcö " denilen özel bir yemek yaparlar. "Köcö", darı yarması veya bulgur konulmak suretiyle yapılan bir nevi tirittir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kazak Türkleri de Kırgız Türkleri'nin yaptığı aşı pişirirler. Ayrıca Nevruz törenlerinde mevlit okuturlar. O günü evler baştanbaşa temizlenir, yeni elbiseler giyilir. Nevruz törenleri sırasında ev duvarlarına veya çeşitli eşyaların üzerine kil kaplar atılarak parçalanır. Ateş üzerinden atlanır. Çadırlar kurulup sofralar açılır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Özbekistan'ın Semerkant, Buhara, Andican taraflarında, Nevruz günü başlayan törenler bir hafta kadar devam eder. Halk bu törenlerde çadır çadır gezerek birbirlerinin bayramını kutlar. Bu ziyaretlerde ikram edilen yemek "aş" adı verilen pilavdır. Köpkarı, güreş, at yarışları, horoz dövüşleri gibi gösteriler düzenlenir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tacikistan'da Nevruz Mart ayının başından, 21 Mart gününe kadar baharın gelişini ve tabiatın canlanmasını karşılamak amacıyla kutlanır. Nevruzda yenilen "Ş" harfi ile başlayan 7 yiyecekten süt; temizliği, tatlı; yaşama sevincini, şeker; serinlik ve dinlenmeyi, mum; ateşe tapınmayı, tarak; kadının güzelliğini temsil eder. İslâmeyetten sonra İslâmî geleneklere göre "Ş" ile başlayan 7 nesne bunların yerini almıştır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Afganistan'da Nevruz, Türkler arasında doğum günü olarak kutlanır. Bugün herkes en yeni elbiselerini giyerler. Kabir ve akraba ziyaretleri yapılır, güreş tutulur ve oğlak oyunu oynanır. İnsanlar arasındaki dargınlıkların kaldırılmasına çalışılır. Yeni yıla nasıl başlanırsa, yılın öyle geçeceğine inanılır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkmenistan'da Nevruz bayramında halk gününü ülkemizdeki dini bayramlara benzer bir şekilde geçinmekte, karşılıklı ev ziyaretleri yapılmakta, tebrik mesajları gönderilmektedir. Nevruz kutlamaları basın yayın organlarında geniş bir şekilde yer almaktadır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk Dünyası Nevruz'u yıllardan beri, renkli elbiseleri, coşkulu kutlamaları ve ümit bağladıkları dilekleriyle karşılıyorlar. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Azerbaycan'da her yıl Mart'ın 2123'ünde, Nevruz bayramı büyük törenlerle kutlanır. Mezarlık ziyareti yapılır. Bu ziyaretlerde hazırlanan helva pilav ve diğer yiyecekler fakirlere dağıtılır. "Gapı Pusma", "Suya Yüzük Atma", "Su Başı", "Baca Baca" adetlerinde uzun yılların gelenekleri çeşitli motif ve oyunlarla sürdürülür. Semeni göğertilir. Yani tohum çimlendirilir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Nevruz; Karapapaklar'da Nevruz, Kırım Türkleri'nde Navrez, gündönümü; Batı Trakya Türkleri'nde Mevris, Makedonya ve Kosova Türkleri'nde Sultanı Navrız , Gagauzlarda İlkyaz bayramı adıyla yukarıda bahsettiğimiz ortak coşku ve geleneklerle kutlanmaktadır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çok geniş coğrafyaya yayılmış olan topluluklarda Nevruz törenlerinde genellikle şu oyunların değişmeden devam ettiği gözlenir: Gökböri Oyunu. Türkistan'da oynanan milli oyunların başında yer alır. Bu oyuna "gökböri, köpkâri, oğlak/ulak, buzkaşi, kökpar, kükbar" gibi isimler de verilir. At yarışları, cirit oyunu, kılıç sallama, yamba kapma, güreş, at üzerinde güç gösterisi, sinsin oyunu, huntu oyunu. Bu oyunlar genellikle spora dayalıdır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oyunların bir kısmı ise seyirliktir. Bunları halk tiyatrosu veya Orta oyunu şeklinde değerlendirebiliriz: Koskosa oyunu; deve oyunu; ekende yoh, biçende yoh, yeyende ortag gardaş oyunu; kış bovay; yolbars; argımak. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Nevruz bayramında mahalli eğlencelere de yer verilir. Gençler aralarında mani ve şiir söyleyerek yarışırlar. Bunlardan bazıları:Halay oyunu, Yaşıl yarpag, Gızılgül, Hahışta, Benövşe, Bahtıyar ve atışmalardır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anadolu sahasında da oynanan bu oyunların yanısıra 21 Mart'ta büyük bir coşkuyla kutlamalar yapılmaktadır. Geçmişte o güne has olarak macunlar, şerbetler, hediyeler hazırlanarak devlet erkanı büyükten küçüğe, bunları birbirlerine takdim ederlerdi. Bu adetler günümüzde Mesir Macunu Şenlikleri adı altında hâlâ devam etmektedir. Anadolu'da Yörük Bayramı günümüzde de kutlanarak bu adeti yaşatmaktadırlar. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anadolu'da "Sultanı Nevruz", "Nevruz Sultan", "Mart Dokuzu" ve "Mart Bozumu" gibi adlarla bilinen nevruz, gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaşamaya devam etmektedir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tahtacı Türkmenleri'nde; Nevruz Bayramı eski Mart'ın dokuzudur ve Sultan Nevruz olarak adlandırılır. Nevruz, Tahtacı Türkmenleri'nin yaylaya çıkışında; 22-23 Mart tarihlerinde kutlanmaktadır. Tahtacı Türkmenleri'nde Nevruz; ölülerin yedirilip içirildiği gün olarak kabul edilir. Burada eski Türk inanç sisteminin atalar kültürü kendini gösterir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 22 Mart Nevruz'dan bir gün önceyi karşılamaktadır. Bu gün Nevruz hazırlıkları yapılır. Çamaşırlar yıkanır, yemekler hazırlanır Nevruz günü yenilen yemekler arasında ıspanaklı börek, soğan kabuğu ile boyanmış yumurtalar, yufka, sarı burma, şeker, leblebi, lokum sayılabilir. 23 Mart günü öğleden sonra kadınlar geniş bir tabağa çerezler koyarak "hak üleştirir"ler. Yiyecekler dağıtılarak "ölünün ruhuna değsin" dileğinde bulunurlar. Bu bayramda herkes güler yüzlüdür. Suçlar bağışlanır. Bayrama katılmak zorunludur. Katılmayanlar köy halkınca dışlanır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yörükler arasında; Nevruz ile birlikte, kışın bittiği ve bahar mevsiminin başladığı kabul edilir. Köy ve yaylalarda 22 Mart'ta, şehirlerde ise Nevruz günü pazara rastlamazsa, bu tarihi takip eden Pazar günü kutlanır. Köy halkı 22 Mart sabahı yaylalara doğru yola çıkarlar. Daha önceden "davar evleri"ne yerleşmiş olanlar köylerden gelen akraba ve komşularına ev sahipliği ederler. Köylerden gelen grupla, yayladakiler karşılaştıklarında bir el silah atarak "Nevruzunuz kutlu, dölünüz hayır ve bereketli olsun" şeklinde selamlaşırlar. Gelen misafirler çadırlara yerleşir, kendilerine ikramlarda bulunulur. Sürü sahipleri tarafından kesilen kurbanlar birlikte yenilir. Sünni olan yörüklerde imamlar tarafından yapılan dualara halk katılır ve şükrederler. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gençler tarafından eğlenceler düzenlenir, yemekler yenir, şarkı ve türküler söylenir, oyunlar oynanır. Eğlenceler geç saatlere kadar devam eder. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerimizden Gaziantep ve çevresinde 22 mart gününe "Sultan Nevruz" adı verilir. Diyarbakır'da; Nevruz günü halk, eğlence ve mesire yerlerine giderek Nevruz'u kutlarlar. Kars ve çevresinde; bu tarihte kapı dinleme, baca baca adetleri görülür. Evde bulundurulan çeşitli meyvelerden baca baca gezenlere verilir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tunceli ve çevresinde; bu gün erkekler alınlarına kara sürerek su kaynaklarına giderler. Bu karaları orada temizleyerek dua ve niyazda bulunurlar. Özellikle Orta Anadolu'da Nevruz, "Mart Dokuzu" olarak bilinir. Diğer bölgelerdekine benzer kutlama adetleri yapılır. Nevruzla ilgili Anadolu'da görülen diğer gelenekler arasında, ağacın güneşten etkilenmemesi için ağaca bez bağlanarak yapılan "Mart ipliği" adeti ve özellikle Giresun'da "Mart Bozumu" adeti önem taşır. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tekirdağ'da Nevruz soğukların sonu, baharın başlangıcı olarak kabul edilir ve "Nevruz Şenlikleri" adıyla kutlanır. İzmir, Uşak, Sivas ve Şebinkarahisar'da hemen hemen aynı geleneklerin devam ettiği görülür. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 14pt; mso-fareast-font-family: 'MS Mincho'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bilindiği üzere eski takvim Mart ayından başlardı. Mart ayının ilk on iki günü ayrı ayrı ayları temsil etmek suretiyle, o yıl içinde neler olacağı ilk on iki günden tespit olunurdu. O gün yedi çift, bir tek baş harfi "S" ile başlayan yiyeceklerden yenilmesi adettendir. </span><span style="FONT-SIZE: 14pt"></span></font></p></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><font face="Times New Roman">&nbsp;</font></span></p><p><span style="FONT-SIZE: 14pt"><font face="Times New Roman">&nbsp;</font></span></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><font face="Times New Roman">&nbsp;</font></span></p><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>15 Dec 2007 16:04:14 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005755205</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>FERD&#304; TAYFUR B&#214;L&#220;M  BA&#350;LIKLARI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005467195</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004524680" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">UYARI...........................................</font></a><br><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004578787" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">AHMET SELÇUK İLKAN(A.S.İ.) KİMDİR?</font></a><br><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">&nbsp;</font><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004565444" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">VİDEO KLİPLER</font></a><br><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004524530" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">Ferdi Tayfur'un Albümleri........</font></a><br><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004480920" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">FERDİ TAYFUR-BİR SEN SÖYLE ALBÜMÜ</font></a><br><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004481047" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">FERDİ TAYFUR - BULUNMAYAN ESERLERİ</font></a><br><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004481491" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">FERDİ TAYFUR-TOP 10</font></a><br><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004469004" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">FERDİ TAYFURUN KENDİ AĞZINDAN HAYAT HİKAYESİ</font></a><br><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">&nbsp;</font><a href="http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004469095" target="_blank" class="pageLinks"><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff">FERDİ TAYFURUN KENDİ AĞZINDAN HAYAT HİKAYESİ........... DEVAMI...........</font></a><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" color="#3333ff"> </font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>24 Nov 2007 09:33:58 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005467195</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>UYARI...........................................</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004524680</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman">ZORUNLU UYARI :</font></span></u></i></b></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><span style="TEXT-DECORATION: none"><font face="Times New Roman"></font></span></span></u></i></b>&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman">Sitemizin Bu Bölümünde Yer Alan Ferdi Tayfur </font></span></u></i></b></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman"></font></span></u></i></b>&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman">Şarkılarını Dinleyebilmek İçin </font></span></u></i></b></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"></span></u></i></b>&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><a href="http://www.ferdiciler.com/" target="_blank" class="pageLinks"><font face="Times New Roman" color="#6600cc"><i>www.ferdiciler.com</i></font></a></span></u></b></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman"><span style="mso-spacerun: yes"></span></font></span></u></i></b>&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman"><span style="mso-spacerun: yes"></span>Adresine Üye Olunması </font></span></u></i></b></p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman"></font></span></u></i></b>&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal"><u><span style="FONT-SIZE: 26pt"><font face="Times New Roman">Gerekmektedir….</font></span></u></i></b></p><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>29 Sep 2007 14:40:29 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004524680</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>DEDEML&#304; SLAYTLARI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005206844</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/52/6/5000000005206844.gif" align='right' border='0'> <p><a href="http://hakyemez.azbuz.com/forumComments.jsp?commentId=43000000001701997" target="_blank" class="pageLinks">DEDEMLİ SLAYTLARI NO: 1</a> </p><p><a href="http://hakyemez.azbuz.com/forumComments.jsp?commentId=43000000001731018" target="_blank" class="pageLinks">DEDEMLİ SLAYTLARI NO:2</a> </p><p>SEVGİLİ DEDEMLİLİ HEMŞEHRİLERİM SLAYTLARIN SAYISININ ÇOĞALMASINI İSTİYORSANIZ SİZLERDE DEDEMLİMİZİN FOTOĞRAFLARINI BİZLERLE PAYLAŞIN...<br><img src="http://s.azbuz.com//uploads/p/28/9/877/289877/1433283.jpg" >&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>8 Nov 2007 13:52:03 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005206844</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>KIZIL ELMA &#220;LK&#220;S&#220; (www.tonyukuk.org)</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005254000</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/52/54/5000000005254000.gif" align='right' border='0'> <b><font style="BACKGROUND-COLOR: #ffffff" size="2" color="#000000">Bir milletin yürütücü kuvvetine “ülkü” denir. Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br><br>Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır. Sözlük anlamı “and” ve “uzak hedef” demek olan “ülkü”, topluluğu aynı yolda yürüten bir kuvvettir ki, bu uğurda insanlar birbirlerine karşı içten sözleşmiş gibidirler.<br><br>Ülkü, ilkönce, insanların gönüllerinde, gönüllerinin derinliğinde, şuuraltında, hayallerinde doğar ve kendini önce destanlarda gösterir. Sonra şuura geçer, büyük kılavuzlar tarafından açıklanır. Daha sonra da büyük kahramanlar, onu gerçekleştirmek için büyük hamleler yapar. Bu hamle sırasında da ülkülü millet, kahramanlar ardından gönül isteği ile koşar. Bütün bu uğraşmalar arasında da millet yürür; önce manen, sonra maddeten ilerler, olgunlaşır, erginleşir.<br><br>Türk destanlarından çıkan anlama göre, Türklerin ülküsü, fetihler sonunda büyük ve üstün bir devlet kurarak bu devletin içinde bolluğa ve mutluluğa kavuşmaktır. Aşağı yukarı, her millet, aynı şekildeki milli gayelerin ardındadır. Milletlerin çapına, kaabiliyetine göre milli ülkülerin ayrıntılarında farklar olmakla beraber, ana çizgiler bakımından hepsi birbirine benzer: Büyümek ve rahatlığa kavuşmak!<br><br>Türkler, kendi ülkülerine niçin “kızılelma” demiştir, bunun sebebini bilmiyoruz. Yalnız bu addaki saflık ve tabiilik, Türk ülküsünün çok eski olduğunu göstermek bakımından manalıdır. Kızılelma adı, ülkünün aydınlardan önce halk arasında doğduğunu gösterse gerektir.<br><br>Kızılelma ülküsü, Osmanlıların parlak çağlarında iyice belirip şekillenmiş ve konak konak, Türk büyüklüğünün, yükseklik fikrinin, ilahi bir gayenin timsali haline gelmiştir. Bu büyük düşünce olmasaydı, XI. Yüzyılda Anadolu’ya gelen, ençok bir milyon Türk, Bizans’ın Asya ve Avrupa’daki topraklarında rastladıkları diğer Türklerin birkaç tümenlik hrıstiyanlaşmış döküntülerinin yardımı ile de olsa, bu dünya çapında devleti kurup dört kıta “dördüncüsü Okyanusya’dır” üzerindeki teşkilat ve medeniyet şaheserini yaratamazdı.<br><br>Milletlere milli inanç ve güvenç veren ülkünün ne büyük bir kuvvet olduğunu anlamak için bugünkü olaylara bakmak yeter:<br><br>60 milyonluk bir millet olmalarına rağmen dağınık, teşkilatsız ve geri olan Araplar, milli ülküleri olan Arap Birliği düşüncesi sayesinde toparlanma yoluna girmişlerdir. Ülkülerinden aldıkları güçle, Filistin işinde İngiltere ve Amerika’ya kafa tutmaktadırlar. Ülkü sahibi millet oldukları için de dünyada itibarları ve değerleri artmıştır. Bizim için çok büyük isret ve ders olan şu olay, Arapların itibarını göstermesi bakımından manalıdır: Birleşmiş Milletler teşkilatının 11 üyeli Güvenlik Konseyi’nin beşi “Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin” daimi, altısı geçicidir. 1945 yılında, bu altı üyelik için seçim yapıldı. 900 yıllık büyük bir geçmişi ve tarihi olan, askeri devlet olarak nam kazanmış bulunan Türkiye bu seçimde ancak bir tek oy alarak Konsey’e giremediği halde, İngiliz işgalinden henüz kurtulamamış olan ordusuz, donanmasız Mısır, 45 oy alarak bu üyeliğe seçildi. Demek ki, o zamanki Birleşmiş Milletler teşkilatına dahil bulunan 50 devletten 45’i, Mısır’ı bizden daha itibarlı ve üstün görmüştü.<br><br>1946’da geçici üyelik için yapılan seçimde de, Türkiye’ye kimse oy vermediği halde, Suriye 45 oy aldı. Bir iki yıllık bir devlet olan o zamanki üç milyon nüfuslu Suriye’nin Türkiye`ye tercih edilmesinin sebebi açıktır: Suriye, bir ülkünün ardındadır. Yani prensip sahibidir. Bundan dolayı da, düşmanlarının bile saygısını kazanmıştır.<br><br>Yahudiler de, ülkü sahibi olmanın ikinci bir ibret verici örneğidir. Korkaklığı atasözü haline gelen bu millet, bugün, bir milli ülkünün ardında, herhangi bir millet kadar cesaretle çarpışıyor. Milli kahramanlar ve bu milli kahramanlar, idama mahkum edildikleri ve bağışlanma dileğinde bulunurlarsa ölümden kurtulacakları halde, İngiltere’den af dilemeyerek milletlerine şeref vermek suretiyle ölüyorlar. Bu milli ülkü sayesinde, Filistin’deki yarım milyon yahudi (O zaman Filistin’de yarım milyon Yahudi vardı), yalnız Araplarla değil, koca İngiltere ile savaşı göze alıyor, Amerika’ya meydan okuyor. Milli ülküye yapışmak sayesinde Yahudiler o kadar kuvvetlenmişledir ki, bugün İngiltere imparatorluğu onlara karşı bir şey yapamıyor. Tabaasında bir tek kişinin hapse atılmasını savaş sebebi saban İngiltere, bugün, İngiliz askerlerinin öldürülmesine, İngiliz subaylarının kaçırılıp dayak atılarak horlanmasına, masum İngiliz çavuşlarının Yahudiler tarafından canice asılmasına ses çıkaramıyor.<br><br>Bütün bunların en önemli sebebi Arapların ve Yahudilerin olağanüstü kuvvetli olmasıdır. Bu kuvvet maddi değil, manevidir, Yani ülkü kuvvetidir.<br><br>Kızılelma ülküsüne “tehlikeli maceracılık” diyenler, bugünkü Araplar ile Yahudilere bakıp düşünmelidirler. Hele Yahudiler 2000 yıl önce kaybettikleri vatanlarını yeniden ele geçirmek ve yalnız kitaplarda kalmış olan İbrani dilini diriltip bir konuşma dili haline getirmek uğrundaki çalışmaları ile dünyaya örnek olmuşlardır.<br><br>Biz ise bir yandan “bir Türk dünyaya bedeldir” vecizesine inanmış görünürken, bir yandan da kendimizi baltalayıp inkar ettik. Büyüklükten korktuk. Küçüklüğü benimsedik ve milli ülkü ile delilik diye alay ettik. Güvenlik Konseyindeki seçimler göstermiştir ki, kimseden bir şey istememek, herkesle hoş geçinmek, ittifaklar yapmak bir millete itibar sağlamıyor. Kızılelma ülküsünü bir delilik sayacaksak, büyüklükten değil, yaşamaktan da vazgeçmeliyiz. “Tarihi görevini yapmış ve artık ölmeye yüz tutmuş bir topluluk” olmayı kabul etmeliyiz. Eski Asurlular, Hititler, Romalılar gibi haritadan silinmeye razı olmalıyız. Buna razı değilsek milli ülkünün peşine düşmeliyiz ve demiryolu yapmakla birkaç fabrika kurmayı ülkü diye göstermek gafletinden çekinmeliyiz.<br><br>Ülküler için “maddi faydası nedir?”, “uygulanabilir mi?” diye düşünmek doğru değildir. Hiçbir inanç riyazi mantığa vurulmaz. Tanrı’nın varlığı da riyazi metod ile isbat edilememiştir. Fakat yüz milyonlarca insan ona inanmakta ve bu inançtan güç almaktadır. Ülküler de böyledir.<br><br>Kızılelma ülküsünün gerisinde savaşlar ve büyük sıkıntılar görüp de korkanlar bulunabilir. Kendi rahatı ve keyfi kaçmasın diye insanlık davası (!) güdenler, ülküyü inkar edenler her zaman, her yerde çıkabilir. Fakat bir milletin içinde büyük bir çoğunluk milli ülküye inandıktan sonra, geri kalanlar da ister istemez bu milli akıntıya uymaya mecburdurlar. Bizim için önemli olan, dost kılıklı yabancıların milli ülküyü güya milli çıkar adına baltalamasının önüne geçmektir.<br><br>Bir topluluktan ortak ülküyü kaldırın, insanların hayvanlaştığını görürsünüz. Ortak düşüncesi olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini düşünür. Böyle bir toplulukta fedakarlık, saygı, nezaket kalmaz. Bencillik, kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türküsü alır yürür. Maddileşmiş bir insan vatan için ölür mü? Bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi? Milletine inanmayan bir adam yabancı ile işbirliği yapmaz mı? Erdemi gülünç bulan birisi çalıp çırpmaz mı? Kızılelma, Türk milletinin manevi besinidir. Açlar yiyecek bulamadıkları zaman nasıl faydasız, zararlı, hatta zehirli nesneleri yerlerse; Türk milleti de “Kızılelma” kendisine yasak edildiği için marksizm ve kozmopolitizm gibi zararlı ve zehirli fikirlere el uzatıyor.<br><br>Fakat artık bu devir kapanmıştır. Gittikçe uyanan milli şuur karşısında gaafiller ve hainler, Türk milletini daha çok aldatamayacaklardır. Kızılelmanın yolunu kapatamayacaklardır.<br><br>Ziya Gökalp’ın mısraları düsturumuz olacaktır:<br>Demez taş, kaya<br>Yürürüz yaya...<br>Türküz, gideriz Kızılelmaya.</font></b> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>10 Nov 2007 13:17:44 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005254000</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>A N A D O L U   B E Y L &#304; K L E R &#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005251813</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/52/51/5000000005251813.gif" align='right' border='0'> <p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Malazgirt Zaferi‘<span>nden</span> sonra Anadolu‘da, Selçuklu sultanına bağlı bir takım beylikler kurulmuştu. <span>Bitlis’de</span> <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/dilmac.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Dilmaçoğulları</span></span></a> (1085-1394), Ahlat’ta <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/ahlatsah.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Ermenşahlar</span></span></a> (1100-1207), Erzincan ve Divriği’de <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/mengucuk.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Mengücükler</span></span></a> (1072-1277), Diyarbakır’da <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/inal.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">İnaloğulları</span></span></a> (1098-1183), Erzurum’da <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/saltuklu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Saltuklular</span></span></a> (1072-1202) gibi… Bu beyliklerin ekserisi, sonraları <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/devletler/selcuk/aselcuk.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Türkiye Selçukluları</span></a>'nın hakimiyetine girdiler. <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/tdsa/hukumdarlar/alaeddinkeykubad1.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Alaeddin <span>Keykubad</span></span></a><span>’ın</span> saltanatının sonlarına doğru, merkez ile <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/Word/ucbeyligi.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">uç</span></a>lar arasında münasebetler gevşemeye başladı. Moğol akınlarına karşı koyamayan <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/boylar/afsar.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Türkmenler</span></a> Selçuklu topraklarına yöneldi. Selçuklu sultanı bunları Bizans sınırına yerleştirdi. <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/tdsa/hukumdarlar/giyaseddinkey2.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">2. Gıyaseddin <span>Keyhüsrev</span></span></a><span>’in</span> <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/savaslar/kosedag.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Kösedağ</span></span></a><span>’da</span> yenilmesiyle, merkezî idare iyice zayıfladı. Vezir <span>Muineddin</span> Pervane’nin ölümüyle de devlet idaresi tamamen çöktü. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">İdareyi ele geçiren Moğol valilerinin zulmü halkı huzursuz etmekteydi. Selçukluların gücünün kalmaması insanları kuvvetli beyler etrafında toplanmaya zorluyordu. Bazı Türkmen beyleri, bu karışıklıkta hakimiyet kurarak hanedan haline geldiler. <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/aydinoglu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Aydın</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/karasi.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Karası</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/mentese.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Menteşe</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/saruhan.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Saruhan</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/germiyanoglu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Germiyan</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/cobanoglu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Çoban</span></a> ve <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/devletler/osmanli/osmanli.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Osmanoğulları</span></span></a> bu şekilde kurulan beyliklerdendir. <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/esrefoglu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Eşref</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/sahibata.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Sahib</span></span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none"> Ata</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/inanc.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">İnanç</span></a>, <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/hamidoglu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Hamid</span></span></a> ve <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/candaroglu.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Candaroğulları</span></a> ise; Selçuklu veya İlhanlılar tarafından, mükâfat olarak verilen arazilerde, beylerin istiklallerini ilan etmesiyle ortaya çıkmıştır. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">İlhanlı valilerin baskılarını arttırmaları beylikleri sıkıntıya soktu. <span>Timurtaş</span>, İlhanlı Ebu <span>Said</span> Bahadır Han tarafından Anadolu’ya ikinci defa vali yapıldı. Ancak o, öldürülmekten korktuğu için 1324’te <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/devletler/memluk.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Memlukler</span></span></a><span>’e</span> sığındı. Valilik, Büyük Şeyh Hasan’a verildi; ancak o gelmeyip, yerine <span>Alâeddin</span> <span>Eretna’yı</span> gönderdi. Ebu <span>Said</span> Bahadır Han‘<span>ın</span> ölümü ile çıkan kargaşadan faydalanan <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/beylikler/eretna.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Er<span style="mso-bookmark: _Hlt106466141">e</span>t<span style="mso-bookmark: _Hlt106466148">n</span>a</span></span></a> Bey, 1343’te <span>Timurtaş’ın</span> oğlu Şeyh Hasan’ı bertaraf ederek Anadolu’da İlhanlı hakimiyetine son verdi.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"><span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span></p><p style="mso-pagination: none"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">İlhanlı baskısının beylikler üzerinden kalkması beylere rahat nefes aldırdı. Şehirlerde imar hareketleri hızlandı. Sınır boylarındaki Osmanlı, Aydın, Saruhan, Menteşe ve <span>Karasıoğulları</span>, Bizans topraklarına yaptıkları seferleri sıklaştırdılar. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"><span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">1308‘de Anadolu’nun Manzarası</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">a)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Doğrudan İlhanlıların idaresindeki yerler:</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"> Ankara, Eskişehir, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat, Niğde, Kayseri, Çorum, Amasya, Tokat, Konya, Malatya, Sivas, Erzincan, Erzurum, <span>Gümüşane</span>, Kars, Ağrı, Van, Hakkari, Bitlis, Siirt, Muş, Bingöl, Tunceli, Elazığ, Mardin, <span>Diyarbakir</span>, Urfa.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">b)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">İlhanlılara Bağlı Yerler: </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Tırabzon Rum İmparatorluğu, <span>Kilikya</span> Ermeni <span>Kırallığı</span>, Karamanoğulları, Candaroğulları, <span>Osmanoğulları</span>, Germiyanoğulları, <span>Hamidoğulları</span>, <span>Menteşeoğulları</span>, Aydınoğulları, <span>Saruhanoğulları</span>, <span>Karasıoğulları</span>.<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">c)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Memluklere</span></b></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"> Ait Yerler: </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Maraş, <span>Antep</span>, Hatay, Adıyaman.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">d)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Cenevizlilere, Şövalyelere ve Diğer Latinlere Ait Yerler:</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"> Karadeniz <span>Ereğlisi</span>, Amasra, Midilli, Sakız, Sisam adaları, Rodos adası, On iki ada, İzmir Kalesi, Biga, Samsun Kalesi, Kıbrıs.<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l0 level1 lfo1"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">e)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Bizans İmparatorluğu’na Bağlı Yerler:</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"> Alaşehir, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Lapseki, Balıkesir, İstanbul, Marmara adaları, Tırakya.<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><h1 align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><span style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; mso-ansi-language: TR">Türkiye Selçuklularının Yıkılması ile Ortaya Çıkan </span></h1><h1 align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; mso-ansi-language: TR">A N A D O L U<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp; </span>B E Y L İ K L E R İ</span></b></h1><h1><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></h1><p><span style="mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><h1><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; mso-ansi-language: TR">Bazı beyliklerin 1332 yılındaki nüfusları</span></b></h1><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">1.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Osmanoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 1 030 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">2.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Karasıoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 250 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">3.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Karamanoğulları: 750 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">4.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Germiyanoğulları: 800 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">5.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Aydınoğulları: 700 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">6.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Candaoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 420 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">7.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Hamidoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 380 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">8.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Saruhanoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 280 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">9.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Menteşeoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 170 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">10.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">İnançoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 100 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">11.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp; </span></span><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Eşrefoğulları</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 70 000</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l2 level1 lfo2"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">12.<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp; </span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Sinop Beyliği: 70 000</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Yekün</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">: 5 020 000</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Mukayese için aynı yıllarda: Anadolu‘<span>daki</span> Türk olmayan nüfus (Tırakya dahil değildir): 6-7 milyon; İngiltere’nin nüfusu: 2 500 000; <span>Fıransa’nın</span> nüfusu: 12 500 000<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">BEYLİKLAR HAKKINDA KISA BİLGİ</span></b></p><p align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">– Kuruluş tarihlerine göre sıralanmışlardır –</span></p><p align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">1. <span>Çobanoğulları</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1204-1320)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Oğuzların <span>Kayı</span> boyundan <span>Hüsameddin</span> Çoban Bey, Kastamonu’yu Bizans’tan fethederek orada Anadolu Selçuklularına bağlı bir uç beyliği kurdu. 1308’e kadar beyler birer vali durumunda idiler. O tarihten sonra İlhanlılara tâbi oldular. Daha sonra da toprakları <span>Candaroğullarının</span> eline geçti.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">2. Karamanoğulları </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1250-1487)<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Bu beyliği, Oğuzların Avşar boyunun Karaman oymağı kurmuştur. Bu oymak, Alaeddin Keykubat tarafından 1228 yılında Selçuklu-Ermeni sınırındaki Ermenek’e yerleştirilmişti. O zaman başlarında <span>Nure</span> Sofi bulunmaktaydı. Ondan sonra beyliğin başına <span>Kerimüddin</span> Karaman geçti ve Ermenilerden fethettiği yerlerle topraklarını genişletti. Topraklarının 146 000 km²<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span>olduğu zamanlar vardır. Başkent önce <span>Larende</span> (Karaman), sonra Konya idi. <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277 tarihli fermanı<b style="mso-bidi-font-weight: normal">: “Bugünden sonra divanda, dergâhta, <span>bârgâhta</span>, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka bir dil kullanılmayacaktır.”</b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="mso-pagination: none"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Karamanoğulları, Türk birliğinin kurulmasında en büyük engel olmuş, kaypak siyasetleri ile Osmanlı’yı çok uğraştırmıştır. Kesin yıkılışları 2. Bayezid Han tarafındandır. 1399’da Yıldırım Bayezid beyliğin hayatına son vermiş, Timur Han da onları yeniden diriltmişti.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">3. Germiyanoğulları </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1260-1429)<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Selçukluların batı uç beyliği olan Germiyanoğulları Avşar boyundandır. Kurucusu, <span>Kerimeddin</span> Ali-<span>Şir</span> Bey’dir. Merkezleri Kütahya’dır. En geniş olduğu zamanlarda toprakları 44 000 km²<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span>olmuştur. Beylik 1390’da Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı’ya katılmış, 1402’de Timur Han tekrar diriltmiştir. <span>Germiyanoğullarının</span> en büyük şahsiyeti Yakup Bey’dir. O, vasiyet yolu ile beyliği 2. <span>Murad</span> Han’a bırakmıştır.</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">4. Sahip Ata Oğulları</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1265-1333)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata’ya <span>ıkta</span> olarak Afyon verilmişti; ondan evlatlarına kaldı. Devletin zayıflığından istifade ederek, orada Sahip Ata Oğulları adı ile kısa ömürlü bu bir beylik ortaya çıktı. Bölge sonradan <span>Germiyanoğullarının</span> eline geçti.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">5. <span>Pervaneoğulları</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1277-1322) </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu’daki ilk beyliklerdendir. Sinop’u Tırabzon <span>Rumları’nın</span> elinden geri alan Selçuklu veziri <span>Muineddin</span> Pervane, oraya el koydu ve oğluna verdi; beylik böylece ortaya çıktı.</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">6. <span>İnançoğulları</span> </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1278-1368)<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Germiyanoğlu</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> Yakup Bey 1289’da Denizli’yi, Sahip-Ata Oğulları’ndan alarak, sülalesinden Ali Bey’in oğlu İnanç Bey’e verdi. Denizli (Ladik) çevresinde 8 000 km²’<span>lik</span> küçük bir beyliktir. 1389’da <span>Germiyanoğulları’na</span> katıldı.</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">7. <span>Eşrefoğulları</span> </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1280-1326)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Başkenti Beyşehir olan, 10 000 km²’<span>lik</span> küçük bir beyliktir. <span>Eşrefoğlu</span> Süleyman Bey tarafından kurulmuştur. Beyliğe, İlhanlıların Anadolu valisi <span>Demirtaş</span> son vermiş, topraklarının bir kısmı <span>Hamidoğulları’na</span> geçmiştir.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">8. <span>Hamidoğulları</span> </span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">a) Isparta Kolu (1280-1391)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Hamidoğulları’nın</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> Isparta kolunun temeli <span>Hamid</span> Bey’in oğlu <span>İlyas</span> Bey tarafından atılmış olmakla beraber, kurucusu <span>Hamid</span> Bey’in torunu Dündar Bey’dir. 16 000 km²’<span>lik</span> bir toprağa sahipti. Önceleri <span>Selçuklular’a</span>, sonra <span>İlhanlılar’a</span> bağlı olarak yaşamıştır. Beyliğin bir kısmını 1. <span>Murad</span> Han satın almış, kalan kısmı da Yıldırım Bayezid Osmanlı’ya katmıştır.<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp; </span></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">b) Antalya (Teke) Kolu (1300-1423)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Dündar Bey 1300’de Antalya’yı fethederek kardeşi Yunus Bey’e vermişti. Topraklarının<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">büyüklüğü 14 000 km² idi. Beylik 1392’de Yıldırım Bayezid eliyle Osmanlıya katılmış, Timur Han bu beyliği yeniden diriltmiş, 1423’de kesin olarak Osmanlı toprağı olmuştur. <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">9</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">. <span><b style="mso-bidi-font-weight: normal">Menteşeoğulları</b></span> (1280-1426) </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beyliğin kurucusu Menteşe Bey’dir. Büyük donanması ile Ege Denizi’nde önemli işler yapmıştır. Beylik 1391’de Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı’ya katılmış, Timur han tarafından 1402’de tekrar diriltilmiş, 1426’da yeniden Osmanlı toprağı olmuştur. </span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">10. Ankara Ahi Cumhuriyeti</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1290-1354)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Bunlar, Ankara’yı merkez edinen bir derviş-esnaf (Ahi) teşkilatıdır. 1308’e kadar <span>Selçuklular’a</span>, 1335’e kadar <span>İlhanlılar’a</span>, Sonra <span>Eretneoğulları’na</span> ve <span>Karamanoğulları’na</span> bağlanmışlar, zaman <span>zaman</span> da müstakil olmuşlardır. 1354’de Rumeli Fatihi Şehzade Süleyman Paşa eliyle de Osmanlı’ya katılmışlardır. Diğer beyliklerin aksine, başkanlarını seçimle tayin ederlerdi.<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">11. Candaroğulları </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(İsfendiyaroğulları) (1291-1461)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beyliğin kurucusu <span>Şemseddin</span> <span>Candar’dır</span>. Toprakları en geniş olduğu zamanda 50 000 km² olmuştur. 8. Bey <span>İsfendiyar’dan</span> sonra <span>Candaroğulları’na</span> İsfendiyaroğulları denmiştir. Candaroğulları da, <span>Osmanoğulları</span> gibi Oğuzların <span>Kayı</span> boyundadır. Evlilik yoluyla da iyice kaynaşmışlardır. Candaroğulları önce <span>Selçuklular’a</span>, sonra <span>İlhanlılar’a</span> tâbi olmuş, 1. <span>Murad</span> zamanında Osmanlı valisi durumuna gelmişlerdir. Ankara savaşından sonra müstakil olmuşlar, 1413’de yeniden Osmanlı’ya bağlanmışlardır. <span>İsfendiyaroğlu</span> İsmail Bey 1461’de, oturduğu Sinop’u zorluk çıkarmadan halasının oğlu ve kayınbiraderi Fatih’e bırakmış, kendisi de, önce Yenişehir, sonra Filibe sancakbeyi yapılmış; Candaroğulları gemicilikte ileri idiler; kurdukları donanma Osmanlı’ya örnek olmuştur.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">12. <span>Alaiye</span> Beyliği </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1293-1463)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Alaeddin <span>Keykubat’ın</span> fethettiği <span>Alaiye</span> (Alanya) <span>Karamanoğulları’nın</span> elinde idi. Gemi yapımında önemli bir merkezdi. Kıbrıs <span>kıralının</span> buraya asker çıkartması üzerine Karamanoğlu <span>Mahmud</span> Bey onları atarak, şehirde Memluk hükümdarı adına hutbe okuttu. <span>Alaiye</span> Beyliği 1463’de, Fatih’in sadrazamı Gedik Ahmet Paşa eliyle Osmanlı’ya katılmıştır.<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">13</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">. <span><b style="mso-bidi-font-weight: normal">Saruhanoğulları</b></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"> </b>(1300-1410)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Merkezi Manisa olan beyliği Saruhan Bey kurmuştur. Saruhan Bey’in Alaeddin <span>Keykubat’ın</span> hizmetine girmiş bir <span>Harzem</span> beyi idi. <span>Saruhanoğulları</span><span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span>denizcilikte başarılı idiler. Saruhan Bey’in büyük oğlu Gazi Süleyman Bey, <span>Aydınoğlu</span> Gazi Umur Bey’le birlikte, Mora ve Yunanistan’a akınlar düzenlemiş; Makedonya akını sırasında şehit düşmüştür. Beyliği Yıldırım Bayezid 1390’da Osmanlı toprağına katmış; Timur Han onu tekrar diriltmiş, 1410’da da Çelebi Mehmet eliyle tekrar Osmanlı’ya katılmıştır. Manisa, şehzade sancağı olmuş, Saruhan tahtında 1595’ya kadar16 Osmanlı şehzadesi oturmuştur. </span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">14. Aydınoğulları</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1300-1425)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beyliğin kurucusu, Germiyan <span>subaşısı</span>, <span>Aydınoğlu</span> Mehmet Bey’dir. Haçlılara karşı Ege sahillerini korumuştur. En mühim şahsiyeti, büyük denizci Gazi Umur Bey’dir. Selçuk’taki İsa Bey Camii onların eseridir.Beyliğin büyüklüğü 24 000 km² idi. Beylik, önce Yıldırım Bayezid, sonra 2. <span>Murad</span> tarafından Osmanlı’ya katılmıştır. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">15. <span>Karasıoğulları</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1303-1345) </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Osmanlı’ya ilk katılan Türkmen beyliğidir. Beyliğin kurucusu <span>Danişmendoğulları’ndan</span> Karası Bey’dir. Balıkesir’i, Bergama’yı, Marmara’nın güneyini <span>Bizans’dan</span> fethetmiştir. Beyliğin büyüklüğü 24 000 km² idi. Osmanlı <span>veliahdi</span> Süleyman Paşa’nın Rumeli’ne <span>geçişinde</span> ve Osmanlı askerî teşkilatlanmasında Karası beylerinin büyük yardımı olmuştur. Bu beylerden bazıları şunlardır: Hacı <span>İlbeyi</span>, Gazi <span>Evranus</span> Bey, Ece Halil, Gazi Fazıl Bey.<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp; </span></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">16. <span>Taceddinoğulları</span> </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1308-1415)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Selçukluların <span>Canik</span> emiri <span>Taceddin</span> Bey tarafından, devletin çöküşü sırasındaki karmaşadan istifade ederek Niksar’da kurulan bir derebeyliktir. En geniş olduğu zamanlarda 12 000 km²<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span>idiler. <span>İlhanlılar’a</span>, <span>Eretnaoğulları’na</span>, Kadı <span>Burhaneddin’e</span> bağlı olarak yaşamışlar, Celebi Mehmet zamanında da Osmanlı’ya katılmışlardır. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">17. <span>Eretnaoğulları</span> </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1327-1380)</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Eretna</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> Bey Uygur <span>Türkleri’ndendir</span>. 1327-35 yılları arasında <span>İlhanlılar’ın</span> Anadolu valisi olmuş, onların yıkılması ile müstakil hale gelmiştir. Bir beylikten ziyade, bir devlet görünümündedir. Topraklarının büyüklüğünün 214 000 km² olduğu zamanlar vardır. Başkent, önce Sivas iken, sonradan Kayseri’ye alınmıştır. <span>Eretna</span> Bey’in de, babası Cafer Bey’in de mezarları Kayseri’dedir. Devlette, babadan <span>oğula</span> dört hükümdar geçmiştir. Bunlar, Oğuz soyundan olmadıkları için Anadolu Türkmenleri tarafından sevilmemişlerdir. <span>Eretna</span> Devletini Kadı Burhaneddin yıkmıştır. <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Eretna</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> Bey’in kardeşinin oğlu <span>Mutahhartan</span> Bey de önemli bir şahsiyettir. Timur’un, Bayburt ve Erzurum valiliklerinden sonra, 29 yıl Erzincan valisi olmuş, Ankara <span>Savaşı’ında</span> Timur’un yanında yer almış ve hizmeti büyük <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span>olmuştur.</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">18. <span>Dulkadıroğulları</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1337-1522)</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beyliğin kurucusu <span>Dulkadır</span> Bey’in oğlu <span>Zeyneddin</span> Karaca Bey’dir. Başkentleri önceleri Elbistan iken, sonradan Maraş olmuştur. İki asra yakın ömürleri içerisinde <span>Memlukler’le</span> Osmanlılar arasında, kâh birine, kâh ötekine tâbi olarak bir tampon devlet durumuna gelmişlerdir. En geniş oldukları zaman yüz ölçümleri 70 000 km² idi. Karamanoğulları ve İsfendiyaroğulları gibi <span>Osmanlılar’la</span> içli dışlı olan beyliklerdendir. Bazı Osmanlı padişahının hanımları <span>Dulkadıroğulları’ndandır</span>. Mesela; Yavuz’un annesi Ayşe Hatun, Dulkadıroğlu <span>Alaüddevle</span> <span>Bozkurt</span> Bey’in kızıdır.<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">19. Kutlu-Şahlar</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1340-1393)</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Bunlar, Amasya derebeyleridir. En fazla 5 000 km²’<span>lik</span> bir toprakları olmuştur. <span>Eretnaoğulları’na</span>, Kadı <span>Burhaneddin’e</span> bağlı yaşamışlar; Yıldırım Bayezid tarafından da Osmanlı’ya katılmışlardır. Kutlu-Şah, Sinop Beyi <span>Taceddin’in</span> manevî oğludur. </span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">20. <span>Ramazanoğulları</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1352-1608)</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="mso-pagination: none"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Bu da, <span>Dulkadıroğulları</span> gibi, geç kurulan, geç yıkılan beyliklerdendir. <span>Kilikya</span> Ermeni devletinin toprakları üzerinde, Oğuzların Yüreğir boyundan Ramazan Bey tarafından kurulmuştur. 1516’ya kadar <span>Memlukler’e</span>, o tarihten sonra <span>Osmanlılar’a</span> tâbi olarak yaşamışlardır. Sahip oldukları toprakların büyüklüğü 33 000 km² kadardı. </span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">21. Kadı</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> <b style="mso-bidi-font-weight: normal">Burhaneddin </b>(1380-1398)</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Kadı Burhaneddin, Kayseri kadısı <span>Şemseddin</span> <span>Mehmed’in</span> oğludur. Oğuzların <span>Salur</span> boyundandır. Kendisi, <span>Eretna</span> Devleti’nin veziri iken, onları devirip, <span>Sivas’da</span> sultan olmuştur. Devlet adamlığının yanı sıra büyük bir şair ve âlim idi. Türkçe, Arapça, Farsça divanları vardır. Kurduğu beyliğin büyüklüğü 140 000 km²’yi bulmuştu. Kadı Burhaneddin 1398’de <span>Akkoyunlu</span> Kara Yülük Osman Bey tarafından öldürülmüş, toprakları Osmanlı’ya geçmiş ve Sivas da, kurulan Rum (Anadolu) Eyaleti’nin merkezi olmuş, başına da Şehzade Çelebi Mehmet getirilmiştir.<span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">22. Kürt Derebeyleri</span></b></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l1 level1 lfo3"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">a)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Cizre Beyleri <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1200-1596)<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beyliğin kurucusu Süleyman’dır. <span>Finik</span> Dalı, <span>Cudî</span> Dalı olarak iki kola ayrılır. Kuruldukları andan başlayarak Musul Atabekliği, İlhanlılar, <span>Celayirliler</span>, <span>Karakoyunlular</span>, <span>Akkoyunlular</span>, <span>Safeviler</span>, 1515’den sonra da <span>Osmanlılar’a</span> tâbi olarak yaşamışlardır. Büyüklükleri en fazla 6 000 km² olmuştur.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l1 level1 lfo3"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">b)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Şeref-Hanlar </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1220-1670)<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Bitlis çevresinde 6 000 km²’<span>lik</span> bir alanda yaşayan bu beyliğin, bilinen ilk beyi Melik Eşref, en meşhuru da “<span>Şerefnâme</span>” yazarı 5. Şeref Han’dır. Hiçbir dönemde müstakil olamamış, Cizre beylerinin tâbi olduğu devletler bunlar da tâbi olarak yaşamışlardır.<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p style="MARGIN-LEFT: 18pt; TEXT-INDENT: -18pt; tab-stops: list 18.0pt; mso-list: l1 level1 lfo3"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Arial; mso-list: Ignore">c)<span style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></b><span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Hakkariye</span></b></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> Beyleri </span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1450-1600)<b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">İlk <span>Hakkariye</span> derebeyi <span>Esededdin</span> <span>Kelânî</span> isimli birisidir. En geniş olduklarında büyüklükleri 30 000 km²’yi bulmuştur. <span>Akkoyunlu</span>, <span>Safevi</span> ve Osmanlı idaresinde yaşamışlardır.</span></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>10 Nov 2007 13:07:12 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005251813</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>A N A D O L U   B E Y L &#304; K L E R &#304; DEVAMI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005253509</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/52/53/5000000005253509.gif" align='right' border='0'> <p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR"></span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"><span style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"></b></span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></b></p><p align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Ve <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span>O S M A N O Ğ U L <span>L</span> A R I <span style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</span></span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">(1231-1922)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">1. Ertuğrul Gazi</span></b><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> (1188-1281)</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Osmanlı Cihan Devletinin temellerini atan Ertuğrul Gazi, Oğuzların <span>Kayı</span> boyuna mensuptur. Babası Gündüz Alp, annesi <span>Hayme</span> Anadır. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Kayılar</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> Anadolu'nun fethi sırasında Ahlat bölgesine yerleştiler ve Anadolu içlerine yapılan seferlere katıldılar. Ahlat <span>Eyyubiler'in</span> eline geçince, Mardine gidip, kendileri gibi <span>Kayı</span> boyundan olan <span>Artuklulara</span> bağlandılar. <span>Moğolların</span> Mardin ve çevresini yağmalaması üzerine, Gündüz Alp ve beraberindekiler, kuzey batıya çıkarak, Erzurum yakınlarındaki <span>Sürmeliçukur'a</span> yerleştiler. Gündüz Alp kısa bir süre sonra hastalanarak burada vefat etti ve oğlu Ertuğrul Gazi aşiretin başına geçti. Moğol saldırılarının bu bölgede de hissedilmesiyle Ertuğrul Gazi, kardeşi Dündar Bey ile birlikte batıya hareket etti; diğer kardeşleri <span>Gündoğdu</span> ve Sungur tekrar Ahlata döndüler.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Kayılar</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">, Sivas, yakınlarındaki <span>Yassıçemene</span> geldiklerinde, <span>Selçuklularla</span> <span>Harzemşahların</span> savaştığını ve Selçuklu ordusunun bozulmak üzere olduğunu gördüler. Ertuğrul Gazi Selçuklu ordusuna yardım edince, savaşı Selçuklar kazandı. Alaeddin <span>Keykubad</span>, Ertuğrul Gazi'ye, yardımlarından dolayı teşekkür etti; Selçuklu ülkesinde yaşamak için göç ettiklerini öğrenince de, Ankara yakınlarındaki <span>Karacadağ</span> ve çevresini onlara verdi (1230). </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Karacadağda</span></span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"> bir müddet kalan Ertuğrul Gazi, oğlu Savcı Beyi Sultan <span>Alaeddine</span> göndererek, ondan yeni bir yurt istedi. Gerekli izni alınca da batıya hareket etti. Aşağı Sakarya boylarına yerleşti. Bizans köylerine akınlar düzenlemeye başladı. O sırada, sınırı emniyet altına almak için Selçuklu ordusu da bölgeye gelmişti. Ertuğrul Gazi, Eskişehirde bu orduya katıldı. Bizansın İznik beyi ile yapılan <span>Ermeniderbendindeki</span> savaşı Selçuklular kazandı (1231). Savaştaki başarısı Alaeddin <span>Keykubata</span> ulaşınca çok memnun oldu ve Ertuğrul Gaziye Uç Beyi unvanı ile, Eskişehir çevresini verdi. Kendileri gibi <span>Kayı</span> boyundan olan, Kastamonudaki büyük uç beyi <span>Çobanoğullarına</span> bağlı olacaklardı. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Ertuğrul Gazinin emrindeki <span>Kayılar</span> 400 çadırlık bir aşiret idi. Kendilerine verilen yurt 1 000 km² büyüklüğündeydi. Yeni yurtlarına yerleştikten kısa bir zaman sonra <span>Karacahisar'ı</span> ve Söğütü ele geçirdiler. Ertuğrul Gazi, Bizans sınırlarına saldırılar düzenlediği gibi dostluklar da kurdu. Onun bu tavrı Akça Koca, Samsa Çavuş, Konur Alp, Aykut Alp, Kara Tekin gibi uç beylerini etrafında topladı. Yerini küçük oğlu Osman Gaziye bıraktığında, beyliğin toprağı 4 800 km²ye çıkmıştı. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">50 yıl beyliğin başında kalan Ertuğrul Gazi, kendinden sonra altı buçuk asır ayakta kalacak olan devletin temellerini çok sağlam attı. Gözü arkada kalmadı. Türbesi Söğüttedir. Ölüm yıldönümlerinde resmî anma töreni yapılır. Allah ondan razı olsun! Nur içinde yatsın! Bizleri de ona lâyık torunlar eylesin! Gafillere de Rabbim şuur versin.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Hiç kimse inkâr edemez:</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLI TÜRK MİLLETİNİN MEDAR-I İFTİHARIDIR. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLI BÜTÜN ZAMANLARIN EN MUHTEŞEM DEVLETİDİR.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLININ HÂKİM OLDUĞU TOPRAKLARDA BUGÜN 40 DEVLET VARDIR.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLI, HER ÇEŞİT DİN VE MİLLETİ ASIRLARCA HUZUR İÇİNDE YAŞATMIŞTIR.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">TÜRK MİLLETİ VARLIĞINI OSMANLIYA BORÇLUDUR.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">TÜRK TARİHİNİN İLK ÇEYREĞİ HUNLAR, SON ÇEYREĞİ OSMANLILARDIR.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLIYI ANLADIĞIMIZ ZAMAN KENDİMİZİ DÜNYAYA ANLATABİLİRİZ.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLIYI ANLADIĞIMIZ ZAMAN BATININ KARŞISINDA BAŞIMIZ DİK OLUR.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLIYI ANLADIĞIMIZ ZAMAN AŞAĞILIK DUYGUSUNDAN KURTULURUZ.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">OSMANLIYI ANLADIĞIMIZ ZAMAN YİNE ÇİHAN DEVLETİ OLURUZ.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p align="center" style="TEXT-ALIGN: center"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">ANADOLU BEYLİKLERİ'NDE KÜLTÜR VE TEŞKİLAT</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Beylikleri'nin ilk teşkilâtları aşiret geleneğine dayanmakta idi: Savaş zamanlarında reislerinin emrinde sefere giderler ve savaştan sonra yerlerine dönerlerdi. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Selçuklu sultanları Anadolu'ya gelen Türkmen aşiretlerinin bir çoğunu Bizans İmparatorluğu ve <span>Kilikya</span> Ermeni <span>Kırallığı</span> ile olan sınırlara yerleştirmişlerdi. Bu Türkmen beyleri bağımsızlıklarını kazanmaya başlayınca Anadolu Selçuklu teşkilâtını taklit ederek saray ve teşrifat usulleri meydana getirdiler. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beylikler devri, Anadolu-Türk tarihi bakımından oldukça önemlidir. 1071 Malazgirt zaferiyle Anadolu kapıları Türklere açıldı. Anadolu'da ilk büyük Türk devleti, Türkiye Selçukluları kuruldu. Beylikler bu devletin birer unsuru idiler. Türkiye Selçuklu Devleti'nin ortadan kalkmasından sonra, bağımsız birer devlet haline gelen ve sayıları yirmi beşi bulan bu Türk beyliklerinin devlet teşkilâtı ve kültürü, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçukluları ile gelişerek <span>Osmanlılara</span> ulaşan Türk-İslâm kültürünün bir ara dönemini oluşturur. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">İDARÎ YAPI</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Beylikleri'nde devlet, daha önceki Türk beyliklerinde olduğu gibi hükümdar ailesinin ortak malı sayılıyordu. Devleti aile arasından seçilen reis idare ederdi. Ailenin en yaşlısına veya en nüfuzlusuna "ulu beg" denirdi. Ulu Bey hükûmet merkezinde oturur, kardeşleri ve çocukları vilâyetlere gönderilirdi. Ulu beyin teşrifat, ferman, sikke, hutbe ve kitabelerdeki unvanı "emir-i <span>a'zam</span>" veya "sultan-ı <span>a'zam</span>" idi. </span></p><p><span style="FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu beyliklerinde, Selçuklularda olduğu gibi, merkezde devlet islerini yürütmek için bir divan teşkilâtı kurulmuştu. Divanın basındaki reise "vezir" denirdi. Emrinde bir kalem heyeti bulunan divan reisleri devletin kanun ve nizamlarının tatbikiyle uğraşırlardı. Devletin malî, askerî, adlî işleri ayrı divanlar tarafından yürütülürdü. Hükümdarın emir ve fermanlarını yazmak için İnşa Divanı vardı. Vilâyetlerdeki şehzâdelerin emirleri altında da merkezdeki divanın aynı, fakat daha küçük şekilleri bulunurdu. Hak-hukuk işlerine kadılar, emniyet işlerine subaşılar bakardı. Şehzade küçük ise ona atabek veya lala tayin edilirdi.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">SARAY TESKİLÂTI</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Beylikleri'ndeki saray teşkilatı, devlet teşkilâtında olduğu gibi Anadolu Selçuklu Devleti'nin saray teşkilâtından alınmıştır. Sarayda <span>hâcib</span>, <span>mîrâhur</span>, <span>çaşnigîr</span>, <span>candar</span>, <span>rikâbdar</span> ve <span>musâhib</span> gibi görevliler bulunurdu. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Beylikleri'nde ordu, hükümdarın, atlı ve yayalardan meydana gelen hassa birlikleriyle, beylerin tımarlı sipahileri ve aşiret süvârilerinden meydana gelirdi. Savaş zamanlarında bu orduya gönüllü kuvvetler de katılırdı. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Ordunun merkezindeki kuvvetlere hükümdar, kollara da şehzâdeler kumanda ederdi. Anadolu beyliklerinde ordu silâh olarak, ok, yay, kılıç, kalkan, kargı, hançer, zırh, çomak, balta, mancınık kullanırdı. Ayrıca birliklerin davul, kös, zurna, nakkâre, zil ve borulardan meydana gelen mehterleri vardı. Denizle bağlantısı olanların donanma teşkilâtı vardı. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">İLİM VE KÜLTÜR</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR">Beylikler devrinin en önemli özelliği, kültür faaliyetlerinde ortaya çıkmış ve her bey, kendi merkezini bu açıdan zenginleştirmeye çalışmıştır. <a href="file:///C:/Dokumente%20und%20Einstellungen/Garip/Anwendungsdaten/Microsoft/tdve/tydtg.htm" target="_blank" class="pageLinks"><span style="COLOR: #333333; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Eski Anadolu Türkçesi</span></a>nin dil yadigârları bu faaliyetler neticesinde ortaya konmuş ve çok sayıda eser yazılmıştır. Bazı beyler, kültür faaliyetlerini teşvik ederken, bazıları da (Kadı Burhaneddin gibi) bizzat eserler vermişlerdir. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beylikler döneminde ilim ve fikir hayatı parlak geçmiştir. Beyler, çeşitli ilim adamlarını bir araya toplayarak onları ihsan ve iltifatlarla teşvik etmişlerdir. Bu ilim adamlarının talebe yetiştirebilmesi için, medrese, kütüphane, imaret ve misafirhaneler kurulmuştur. Beylerin bu yakın <span>ilgilsi</span> sayesinde tıp, astronomi, matematik, edebiyat, tarih, tasavvuf ve dinî konularda pek çok eser yazılmıştır. Bu dönemde Konya, Kayseri, Niğde, Sivas, Kırşehir, Kastamonu, Sinop, Kütahya, Bursa, İznik, Amasya, Ankara birer ilim merkezi olmuştur.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Selçukluları zamanında Mevlâna Celaleddin ve Hacı <span>Bektaş</span> ile parlayan tasavvuf cereyanı, beylikler döneminde de aynı gelişmeyi göstermiş ve Anadolu'nun manevî hayatında büyük etkiler meydana getirmiştir. Yunus Emre, <span>Edebalı</span>, Aşık Paşa, Kumral Abdal bu devrin büyükleridir. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">İKTİSADÎ YAPI</span></b></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Beylikleri'nde toprak idaresi Selçuklularda olduğu gibi tımâr, mülk ve vakıf olmak üzere üç kısımdan meydana geliyordu. Köylüler kendilerine verilen ve aslında devlete ait olan toprağı işlemekle yükümlüydüler. Toprağı işlediği sürece toprak kendisinde kalır, oğul ve torunlarına geçerdi. Köylü işlediği toprağın vergisini verirdi. Sınır bekleyen, madende çalışan, av kuşları yetiştiren köylerden vergi alınmazdı. İlim ve din adamları da vergiden muaf tutulmaktaydı. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Şehir ve kasabalarda her sanat erbabının kendilerine mahsus teşkilâtı vardı. Bu teşkilât hem mensuplarının haklarını korur, hem de üretilen malın kalitesini kontrol ederdi. Kent ve kasaba halkı şer'i ve örfî vergilerini verirlerdi.</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beylikler zamanında sanayi, ticaret ve ziraata büyük önem verilmişti. Ülkeyi doğu-batı, kuzey-güney yönlerinde kesen yollar ve bu yollar üzerinde bulunan kervansaraylar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Bu dönemde Anadolu'nun her yanında Ahî teşekküllerine rastlanıyordu. Her türlü sanat erbabını içine alan bu teşkilâtın kendine has bir yapısı vardı. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Beylikler devrinde iktisadî hayatın temelini ziraat oluşturmaktaydı. Ülkenin çeşitli bölgelerde tahıl, meyve, pamuk, ipek yetiştiriliyor ve hayvancılık yapılıyordu. Elde edilen ürünün büyük bir kısmı iç tüketimi karşılıyor, geri kalanı ise dışarıya satılıyordu. Bu dönemde başlıca ticaret merkezleri, Karadeniz kıyısında, Tırabzon, Samsun ve Sinop; Ege kıyısında Foça, İzmir ve Selçuk; Akdeniz kıyısında Antalya ve Alanya; İç Anadolu'da Sivas, Kayseri ve Konya idi. Bunlardan Sivas çok önemli idi: Müslüman, Ceneviz ve Venedik tüccarları büyük kafileler halinde Sivas'a gelirler ve burada mal alır veya satarlardı. Satılan mallar arasında her çeşit kumaş, halı, kilim, ipek ve pamuk bulunmaktaydı. Germiyan, Denizli ve Alaşehirde dokunan kumaşlar dış pazarlarda rahatlıkla alıcı bulurdu. Diyarbakır, Siirt, Alaşehir ve Balıkesir yörelerinde üretilen ipek ve ipekli kumaşlar, İstanbul ve Avrupa pazarlarına gönderiliyordu. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Anadolu Beylikleri zamanında Kütahya, Ulukışla, Amasya ve Bayburt çevresinde çıkarılan gümüş madeni ile, Foça, Karahisar, Ulubat ve Kütahya'da elde edilen şap madeni dış ülkelere satılmaktaydı. Bunlardan başka Germiyan atları, çeşitli av kuşları, koyun ve keçi de önemli miktarda gelir getiriyordu. </span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">&nbsp;</span></p><p><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR">Bütün bunlar, Anadolu Beylikleri devrinde halkın refah içinde yaşadığını göstermektedir.&nbsp;&nbsp;</span><span style="FONT-FAMILY: Arial">TÜRKİYE SELÇUKLULARININ YIKILMASI İLE ORTAYA ÇIKAN ANADOLU BEYLİKLERİ</span><span style="COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: TR"></span></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>10 Nov 2007 13:03:42 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005253509</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>16 B&#220;Y&#220;K T&#220;RK DEVLET&#304; VE BAYRAKLARI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005204835</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <img src="http://img247.imageshack.us/img247/1908/trkbayraklar305ju0.jpg" ><br><b>16 Büyük Türk devletinin bayrakları:</b> (soldan sağa)<br>Hun Devleti, Göktürk Devleti, Karahanlılar, Altınordu Hanlığı, Batı Hun İmparatorluğu, Avar Devleti, Gazneniler, Timurlar Devleti, Avrupa Hunları, Hazar Devleti, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Babûr Devleti, Akhunlar, Uygur Hakanlığı, Hârizmşahlar, Osmanlı İmparatorluğu  
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>8 Nov 2007 12:01:00 GMT</pubDate>
		<guid>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005204835</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>hakyemez42</dc:creator>
		<title>M&#304;RAC OLAYI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://hakyemez.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005251683</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p align="center"><img src="http://www.enfal.de/kalig008.jpg" ><br><font size="+3"><b>MIRAC</b></font></p><hr><p>Arapça'da merdiven, yukari çikmak, yükselmek anlamlarini dile getirir. Islam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göge yükselerek Allah'in huzuruna kabul edilmesi olayi. Mirac olayi hicretten bir yil ya da onyedi ay önce Receb ayinin yirmi yedinci gecesi gerçeklesir. Olayin iki asamasi vardir. Birinci asamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'in andigi bu asama, gece yürüyüsü anlaminda isra adini alir. Ikinci asamayi ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselisi olusturur. Mirac olarak anilan bu yükselme olayi Kur'an'da anilmaz, ama çok sayidaki hadis ayrintili biçimde anlatilir.</p><p>Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe'de Hatim'de ya da amcasinin kizi Ümmühani binti Ebi Talib'in evinde yatarken Cebrail gelip gögsünü yardi, kalbini Zemzem ile yikadiktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adli binege bindirilerek Beytü'l-Makdis'e getirildi. Burada Hz. Ibrahim, Hz. Musa, Hz. Isa ve diger bazi peygamberler tarafindan karsilandi. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diger peygamberlere namaz kildirdi.</p><p>Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü'l-Makdis'te kurulan bir Mirac'la ve yaninda Cebrail oldugu halde göge yükselmeye basladi. Gögün birinci katinda Hz. Adem, ikinci katinda Hz. Isa ve Yahya, üçüncü katinda Hz. Yusuf, dördüncü katinda Hz. Idris, besinci katinda Hz. Harun, altinci katinda Hz. Musa ve yedinci katinda Hz. Ibrahim ile görüstü. Cebrail ile birlikte yükselis Sidretü'l-Münteha'ya kadar sürdü. Cebrail, "Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarim" diyerek Sidretü'l Münteha'da kaldi. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adli baska bir binekle yükselisini sürdürdü. Bu yükselis sirasinda Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabini müs